Yeni Bir Beceriye Öğrenme İçin Hazır Olmak 2

Yeni Bir Beceriye Öğrenme İçin Hazır Olmak 2

Yeni bir beceriye öğrenme için hazır olmak 2/ Başka bir deyişle her çocuğa “o an” için olası olan beceriyi kazandırmaya çalışmak

Daha önceden bir yazımda paylaşmıştım yeni bir beceriyi kazanmak için gerekli temel yapı taşlarının nasıl mevcut olması gerektiğini. Bu konuyu biraz daha detaylandırarak oğlumla deneyimimi paylaşarak açıklamak istiyorum.

Oğlum tam 2 yaşındayken baş kontrolü vardı, desteksiz oturabiliyordu, emekleyebiliyordu ve bağımsız adım atabiliyordu. “Ohhh! ne güzel olayı bitirmiş!” diye düşünebilirsiniz. Ben de tipik gelişim gösteren bir çocuk annesi ayrıca da bir hekim olarak fizik tedavi aldığı öncesindeki 1.5 yıl boyunca aynen öyle düşünüyordum. Hedeflediğimiz gelişim basamaklarını bir kere çıktık mı, inmek yok, o basamak cepte sanıyordum. Oysa ki gerçek öyle miydi? Tabiki HAYIR! Oğlum yukarıda saydığım becerilerin her birini aslında yapabilir durumda iken hiçbirinde BAĞIMSIZ değildi ya da tercih etmiyordu. 2.5 yaşındayken dahi oturduğunda yerde etrafına minderler koyardık, düştüğünde başını çarpmasın diye, W oturuş yasak olduğu için ayaklarını düz uzatıp oturturduk ve bu pozisyonda tamamen beline oturur ve ellerini kullanması iyice güç hale gelirdi. Diğer seçenek olan tabureye oturtup çalıştırmak ise onun için zaten zor olan transferleri yapmasını iyice güçleştirmek demekti. Çocuğun “tercihi” olmayan bu yapay durumlar ne kadar çalıştırırsak çalıştıralım aslında gelişimi ile o kadar da bağdaşmıyordu.

Emekleyebildiği halde asla bir yerden bir yere gitmek için emeklemeyi kullanmazdı. Çünkü kolları çok “güçsüz”dü (o zaman biz öyle sanıyorduk) ve ağırlık vermeyi istemezdi. Ayağa kalkabildiği halde tercihi bizim kaldırmamızdı. Aynı şekilde ayaktan yere oturmaya gelmeyi de koltuğa ya da bize yaslanıp kendini yere bırakarak/yığılarak yapardı. Ve bu dönemde AFO lar ile daha iyi, çıplak ayakla oldukça dengesiz bir şekilde “bağımsız adım atabiliyordu”. Ancak bağımsız yürüyordu diyemeyeceğim. Çünkü her 2-3 adımda bir arkaya doğru kafa üstü düşme eğilimi vardı. Bu nedenle bir an dikkat dağılmamacasına arkasında birinin bulunup omuzdan dokunuşlarla ona asıl dengede olduğu noktayı “hatırlatması” gerekiyordu. İşte bu 1.5-2 yıldır istediğimiz “herşeyi” başarmış ama aslında “hiçbirşey başaramamış” hissiyle başka bir yöntem arayışına girdiğimi söyleyebilirim. Oğlum 1.5 yıl boyunca çok yoğun fizik tedavi ile oldukça iyi gelişim kaydetmişti (Ayda 50 saat civarında bir profesyonel ile çalışarak, geri kalan zamanlarda da aileden birinin çalıştırması ile). Sonuç dışarıdan bakan bir göz için muhteşemdi! YÜRÜYORDU!

Ancak çok ciddi bir sorun vardı, yerden bu kadar yükselebilme yeteneğinde ancak düştüğü anda asla kafasını koruyabilecek yetenekte olmayan bir çocuk! Emeklemeyi de tercih etmediği gibi, öne düşmeyi ve ellerini koyarak kafasını korumayı asla “akıl edemezdi”. Aslında düşme “çalışırken” ellerini koymayı başarabiliyordu. Sorun, bu kadar zeki bir çocuğun asıl gerektiği anda yani acil durum anında bunu YAPA-MA-MA-SIYDI!

İşte bu dönemde Anat Baniel Metodu® ile tanıştık. Aynı hafta içinde oğlum hayatında ilk kez yumuşak zeminde kendini öne doğru ön kollarının üstünde destekleyecek şekilde atmaya başladı. Bir bakış açısıyla ne kadar önemsiz, basit bir hareket değil mi? Asla çocuklarımız için hayalini kurduğumuz “Ah! Bir şu hareketi yapsa!” dediğimiz bir hareket değil!

Yoksa öyle mi?

Benim için bu değişiklik mucizevi idi. Çünkü başını ve dolayısıyla ağırlık merkezini ASLA öne almayı tercih etmeyen bir çocuk, ilk kez bunu yapmanın bir yolunu keşfetmişti ve kendi isteğiyle deneyimliyordu. Daha sonra kendim ABM®NM® profesyonel eğitimine başladığımda öğrendim ki aslında yürümek eylemi büyük oranda başın ve sonra gövdenin yani ağırlık merkezinin ayakların önünde bir noktaya ilerletilmesi ve sonrasında ayakların takibi ile olan bir eylemmiş…

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir