W Oturma ya da Oturmama Üzerine

W Oturma ya da Oturmama Üzerine

W-Oturuş zararlı mıdır?

Küçüklüğümde W oturan bir kız çocuğuydum. Etrafımda pek fazla çocuğun bu şekilde oturmadığını ve bana has olduğunu düşünür, pek kimsenin başaramadığı farklılığımdan hoşnut olurdum. Pek çok büyüğün aksine annem de aynen benim gibi oturabilirdi. Yıllar geçti, 6 yıl tıp fakültesi okudum, ancak W oturuşun “sağlıksız” olduğu bilgisine hiçbir hocam değinmedi. Bu durum benim için bir sorun yaratmamıştı. Artık büyümüştüm ve zaten yerde çok vakit geçirmediğim gibi oturursam da tercihim artık bağdaş oturmak olmuştu. Yıllar sonra oğlumun doğumu sırasında yaşadığı sıkıntılar nedeniyle “rehabilitasyon” alanında girdiğimiz yolda öğrendim ki W oturmak tü-kakaymış! Hatta tipik gelişim gösteren çocuklar için bile kötüymüş! E ben de iyi bir anne olarak ‘uzmanların’ sözünü dinledim ve oğlumun 2.5 yaşına gelene kadar asla W oturmasına izin vermedim. Kalça addüktörleri  (bacakları birbirine yaklaştıran iç kas grubu) gergin olan oğlum için başka bir oturma şekli pek tercih edilir olmamasına karşın bacakları önünde dümdüz (kendi dizlerim ile basarak) ve sonrasında da taburede oturttuk bu süre boyunca. Plajda bile tabure üzerinde oturdu. Aslında bu yasakla kaybettiklerimizin farkına sonradan vardım. Oğlumu yerde otururken rahat olduğu tek pozisyonda keşfetmekten alıkoymuş ve kendini pek de güvende hissetmediği diğer oturuşlara zorunda bırakarak onun küçücük dünyasında bağımsızlık hissinin gelişmesine engel olmuştum. Çünkü ancak çevresinde ben ya da güvendiği birisi varken bu pozisyonlarda güvendeydi. 2.5 yaşında Anat Baniel Metodu’na (ABM) geçince ilk krizimizi ve endişemizi bu oturma şekli ile ilgili yaşadık. O ana dek pek de fazla araştırmadan kabul ettiğim bu yasağı bırakmak bana çok korkutucu gelmekle birlikte bu yöntemin oğlumda yarattığı inanılmaz değişiklikleri görünce ve onca zamandır hissettiğim boşlukların yavaş yavaş kapandığını farkedince araştırmaya başladım. Bilimsel yayınların bu konuya değinmediklerini ama internet ortamında bolca bilgi olduğunu gördüm. Neden kötü olduğu ile ilgili şu argümanlar var idi: kalça çıkığı (dislokasyon) riski, gövde gücünün (core strength) gelişmesini engellemesi, çapraz hareketlerin-gövde rotasyonunun azalması, el tercihinin ortadan kalkması, alt ekstremitede (kalça, diz, ayak bileğinde) kas tonusunun artması, vb. Son 2.5 yıldır okuduklarım, oğlumla olan deneyimlerim ve ABM® NeuroMovement® eğitiminde edindiğim bilgiler ile zaman zaman bu konuda çelişkiler yaşayan aileleri de aydınlatmak amacıyla bu argümanları incelemeye karar verdim:

1- Kalça çıkığı (subluksasyon/dislokasyon) riski : Önceleri kalça çıkığı olarak tanımlanan bu durum kalça ekleminin doğum sonrasındaki yıllarda gelişimini tamamladığı daha net anlaşıldığı için son yıllarda (en azından 15 yıldır) ‘gelişimsel kalça displazisi’ olarak adlandırılmaya başlanmıştır. Özellikle spastisite nedeniyle serebral palsili çocuklarda ve hareket yeteneğini kazanamayan diğer nörolojik durumlarda ise tipik gelişim gösteren çocuklara göre çok daha fazla karşılaşılan kalça ekleminin iyi gelişememesi (displazi), uyluk kemiğinin (femur) sığ olan bu boşluktan çıkmasına zemin hazırlamaktadır. Çıkık riski etkilenimin şiddeti arttıkça (GMFCS IV-V) artış gösterme eğilimindedir. Bununla birlikte bilimsel literatürde W oturmanın kalça çıkığı riskini artırdığını kanıtlayan bir yayın bulamadım. Buna ilave olarak kasların gevşemesini doğrudan sağlayan botoks uygulamasının bile riski azaltma konusunda yetersiz kabul edilmekte olduğunu gördüm. Bu oturuşun sıklıkla birlikte görüldüğü durumlardan biri de femoral anteversiyon denilen uyluk kemiğinin içe dönük olmasıyla (femur internal rotasyonu) aradaki açının normalin üstüne çıkması durumudur.  W oturma sırasında uyluk kemiği içe döner, femur başının fazla anteversiyonu, ayakların içe dönük olarak yürüyüşüne neden olur (pigeon toed walking). Bu durum için de fizyoterapi kaynaklarında W oturuştan ziyade bağdaş kurmanın desteklenmesi ve ayak uçlarının dışa dönük olduğu egzersizler önerilmektedir ki yine yapılan girişimlerin gidişatı değiştirdiğine dair kanıt değerinde bilimsel çalışma bulamadım.

2- Kalça internal rotasyon açısı artar, eksternal rotasyon kısıtlanır, alt bacak lateral rotasyonu artar, ayak dışa dönebilir ve tibial torsiyon oluşabilir, yürümesini bozar, oturma şeklini bozar, vs. Mekanik bakış açısı ile bakıldığında, bunların hepsi olası sonuçlar ancak şunu unutmamak lazım, ‘W oturmak bunlara neden olur’ ibaresi bilimsel olarak doğrulanmış değildir. Ayrıca W oturuşu düzeltmek bunların oluşmasına engel de olmaz.

3- Gövde gücünün kısıtlanması: Geniş bir oturma tabanı yarattığı için W oturuş daha stabil bir pozisyon yaratır. Bu nedenle de dik durabilmek için daha az gövde gücü kullanmak yeterlidir. Bu objektif bir bilgi. Ancak değerlendirmeyi şöyle yapmayı daha uygun buluyorum. Bu şekilde oturmayı tercih eden çocukların büyük bir kısmı herhangi bir tanısı olsun (serebral palsi, gelişimsel gerilik, Down sendromu vs. ) ya da olmasın akranlarına göre daha düşük kas tonusuna sahiptir. Yani bu şekilde oturdukları için tonusları düşük olmaz, zaten tonusları düşük olduğu için oturmayı bu şekilde sağlayabilirler/tercih ederler. Bir kısım tipik gelişim gösteren çocuk ise hayatının bir bölümünde diğer oturuşlarla birlikte bu şekilde de oturmayı tercih edebilir ve hayatlarının ileriki aşamalarında bununla ilgili bir sorun yaşamazlar.

4- Çapraz hareketlerin-gövde rotasyonunun azalması: sadece önlerindeki oyuncağa yönelerek gövde rotasyonunu kullanamayacaklardır deniyor. Ancak bu durum güç bela W oturabilen bir çocuk için geçerli olduğu kadar ayaklarını düz uzatarak oturan, taburede oturan ve hatta aynı şekilde bacaklarını bağdaş yaparak güçlükle dengesini sağlayan çocuk için de geçerlidir. Hatta kendi oğlumla olan deneyimim düz olarak bacaklarını öne uzattığında tabanının çok dar olması nedeniyle dengeyi sağlamakta çok zorlanması, hiçbir şekilde bel kavisini (lordoz) oluşturamaması ve ellerini bırakalım yanlarda kullanmayı orta hatta bile zorlukla kullanması idi. W oturuş ona geniş bir tabanla birlikte yerde stabilizasyonu sağladı ve üst gövdesi ve üst ekstremiteleri (kollar-eller) rahatladığı için daha fazla uzanma, orta hattın dışına çıkma ve sonuç olarak daha fazla gövde rotasyonu yeteneği kazandı.

5- ‘Çocuklar bu oturuş pozisyonunda sadece gövdelerinin önündeki oyuncaklar ile oynayacak, hangi ele yakınsa onu kullanacak böylece normal süreçte gelişmesi gereken el tercihi (lateralizasyon) oluşmayacaktır’ deniyor. Nasıl bir kanıta dayanarak dendiğini bilmiyorum. W oturduğu için el tercihinin gelişmemesi bana pek mantıklı gelmiyor, kaldı ki bir takım zorluklar yaşayan çocuklarda sıklıkla el tercihi fazlası ile erken ortaya çıkar ve bir eli hiçbir zaman tercih etmeyebilirler. Bu durumda da W oturuşun avantaj haline gelmiş olması gerekirdi.

6- Kas tonusunun artması (alt ekstremitede): Bu oturma şekli ile kas tonusu artmaz yine tavuk mu yumurtadan yumurta mı tavuktan? Kas tonusu fazla olduğu için diğer oturma pozisyonlarına geliş mümkün olmayabilir ( örn: Addüktör gerginlik-bağdaş oturma, hamstringlerde gerginlik-uzun oturma).

Tüm bu engellenmesi gerektiğini savunan görüşlerin yanında W oturma ile ilgili şu düşüncelerimi de paylaşmak istiyorum. Diğer oturma pozisyonları çocuk için zor ise zaten o pozisyonlardaki oturuşu tüm bedene ve özellikle omurga-pelvise yani asıl gücü ürettiğimiz bedenin merkezine bakıldığında idealden uzak olacaktır. Güç bela diğer pozisyonlarda oturmayı başarabilen/itaat eden çocuklar bu şekilde zorlanarak oturmanın bedelini başka şekillerde ödeyeceklerdir. Bunun en belirgin etkisi zaten onlar için zor olan gövdedeki kasların etkin kullanımını öğrenememek şeklinde olabilir. Bunun yanısıra rahat olmadıkları, devamlı düşme korkusu ile durdukları bir başka pozisyonda ne ellerini olası en iyi şekilde kullanabileceklerdir, ne baş pozisyonlarını ayarlayabileceklerdir, ne de daha sonra yürüme için elzem olan bir çok başka hareketi deneyimleyecekleri geçiş pozisyonlarına geleceklerdir. Bu nedenle zaten motor güçlükler yaşayan bir çocuğu güvensiz hissedeceği bir pozisyona sokmaya çalışmak faydasına hizmet etmeyecektir. Ayrıca bellerinde ve pelvislerinde daha fazla hareketlilik kazandıkça (hem tipik gelişim gösteren hem de bir takım zorluklar yaşayan çocuklar için) bu durum değişebilir. Çocuk yeni oturma biçimlerini de yapabilir hale gelebilir, ayağa kalkmaya ya da yürümeye başladığı için zamanının daha az bir kısmını yerde bu pozisyonda geçirmeye başlayabilir.

Bu oturma pozisyonu çocuğun zamanının büyük bir kısmını geçirdiği tek pozisyon ise zamanla çocuğun hareketlerine çeşitlendirme (varyasyon) katmak daha uygun olacaktır. Diz üstü, tabure, bağdaş, yan oturma, dizinin üstüne yükselip oynayabileceği pozisyonlar yaratılmaya çalışılabilir. Eğer çocuk bu pozisyona girip pozisyondan çıkıyorsa bunu kötü-hayır-yasak olarak göstermek hiç uygun bir yaklaşım değildir.

Birçok kaynakta (bilimsel demiyorum dikkat!) çocuğa düzeltmesini söylemeyi öneriyor (Fix your legs! Bacaklarını düzelt!). Düzeltme ile ilgili Anat Baniel’in yaklaşımını çok beğeniyorum. ‘Düzeltme ile sizden çoktan değiştirdiğiniz diğer yetiler zemininde bir şeyler yapmanız beklenir. Ve bu durum ortada yoksa sizden yapamadığınız bir şey istenmiş olur ve her seferinde daha kötüye gidersiniz. Bu nedenle düzeltme çoğu zaman anlamsız ve yıkıcıdır’ diyor Anat Baniel. Doğan kitap tarafından Türkçe’ye kazandırılan kitabı Sınırlarını Aşan Çocuklar’ın 2. bölümünde düzeltme yaklaşımından bağlantı kurma yaklaşımına geçiş irdeleniyor. Anat Baniel kitabında da eğitimde sıklıkla vurguladığı gibi ‘…dikkatimizi çocuğun beyninin kendine ait çözümleri yaratmasını ve keşfetmesini sağlayan sürecin uyarılmasına ve güçlendirmesine yönlendirirsek olası sonuçlar tamamen farklı olacaktır.’

‘Güzel otur!’ ne demekse. Kime göre neye göre? Çocuklarımıza yardım etmek adına bazen mantıklı düşünme yetimizi kaybettiğimizi düşünüyorum…

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir